Benim Hikayem
Sosyal medyada "Stajyer Seyyah" adıyla bilinen içerik üreticisiyim. 2004-2005 yıllarında Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde, Niğde şehrinde dünyaya geldim. Kültürümüz neticesinde herkes beni Çağatay diye bilir ve bana o şekilde seslenir, ama gerçek ismim Seyfi Can'dır. Çünkü bizim aile kültürümüzde babanın ismi bazı erkek çocuklarına verilir. İşte o şanslı son çocuk da benim. :)

Eğitim hayatımı liseyi bitirerek tamamladım. Küçük bir şehirde doğmamın bazen bana hayatta hiçbir şey göstermediğini düşünüyordum. Hayatta hep insanın ne görürse, tecrübelerinin ve deneyimlerinin de ona göre şekilleneceğine inandım. Çocukluğum açıkçası herkesinki gibi normal geçmedi; epey haylaz birisiydim ve çocukluğumda epey farklı şeyler yapmışımdır. Aileden gelen pozitif enerjimden mi bilmiyorum ama insanları tanımayı ve onlara yardım etmeyi çok sevdiğimi fark etmiştim. Ailemi gözlemlediğimde de onlarda bu özelliğin başka insanlara göre çok farklı bir seviyede olduğunu görmüştüm.

Bu yola çıkmadan önce, lise dördüncü sınıftayken eğitim hayatımdan dolayı elektrik üzerine stajyerlik yapmaya başlamıştım. Serviste giderken, yürürken sürekli lise hayatım bittikten sonra ne yapacağım hakkında düşünüyordum. "Ne yapacağım, ne yapmalıyım, hayatım için doğru olan nedir?" falan filan... Klasik 20'li yaşlar düşüncesi. Ama bu bende biraz daha fazla etkiliydi çünkü lise 2'den sonra, bir İç Anadolu evladı olarak yalnız bir evde yaşayarak yalnız bir hayatı seçmiştim. Alacağım kararları herkesten üç kat daha fazla düşünmeliydim, çünkü hayata çok sıkı sarılan ve istediği şeyleri yapan bir genç olduğumu biliyordum.

Staj hayatımı tamamlarken herkes gibi ben de sosyal medyada sürekli vakit geçiriyordum ama bunu yaparken daha verimli vakit geçirmeye çalışıyordum. Ve sadece bir sırt çantasıyla dünyayı gezen insanları gördüm; gençler, düşük imkanlar... Açıkçası epey şaşırmıştım. Benim şaşırmam, büyük şehirde yaşayan birinin şaşırmasına göre çok farklıydı. "Neden?" diye sorarsanız, benim yaşadığım şehre AVM daha 2026 yılında yapılmıştı. :) O yüzden tatil, gezmek falan deyince akla hep koca koca valizler ve paralar geliyordu. Ama benim gözlemlediğim, izlediğim insanlarda bunlardan çok farklı şeyler görmüştüm; yaptıkları şeyin tatille alakası yoktu. Ben de bunu deneyimlemek istiyordum.
Staj dönemimi tamamlarken ilk yolculuğumu, lise arkadaşımla Mersin'in Boğsak Koyu'na yapmıştım. Çadır konaklamalı olan bu yolculuğun çok ilginç bir hikayesi de bulunmaktadır. Beni büyük bir maceranın beklediğini, daha bu ilk denemede başıma gelenlerden anlamıştım. Arkadaşımla birkaç gün otostopla yolculuğumuzu yapıp memleketimize döndüğümüzde vakit gece dörttü. :) Dedim ya yolculuğun ilginç bir hikayesi var diye, gece 4'te dönmemizin sebebi de o hikayede saklı. Memleketimize geldiğimizde bir baktım, arkadaşım "Vay canım memleketim, taşı toprağı..." diye kaldırımı öpüyordu. İkimiz için de o denli zor ve farklı bir yolculuk olmuştu. Ama ilk adımı atmıştım, artık "Bu iş tamam," diyebilirdim. Hayatta birçok şeyde aslında en önemli olan o ilk adımdı ve ben onu atmıştım.

Otostop ile ulaşıma ve konaklamaya para vermeden de bu şekilde deneyim kazanarak gezebileceğimi gözlemlemiştim. Ancak bu işin ufak da olsa bir gelire ihtiyacı olduğunu anlamıştım. Bunu da insanların sosyal medya üzerinden nasıl para kazandığını öğrenerek çözebileceğimi, şansımı oradan deneyebileceğimi ve azimle çalışarak başaracağıma inanıyordum. Çünkü dedim ya, içimde hep bir hırs vardır. Ama bu hırs öyle bir şeydir ki, şu an bu yazıları yazarken bile gözlerim doluyor; o denli farklı bir duygu, nasıl tarif edebilirim bilmiyorum.
Küçük bir şehirde yetişmemin de etkisiyle eskiden her şeye, herkese çok kızıyordum. Ama bunun yanlış anlaşılmasını istemiyorum. Kızmamın sebebi çok basitti: Bazen bir yere gittiğimde, büyük şehirde yaşayan bir insan için çok normal olan bir şeyi bile o yaşıma kadar görmemiş oluyordum. Şaşırdığımda ise insanların yeri geldiğinde aşağılayıcı bir tavır sergilemesine çok kızıyordum. Bu öfkenin neticesinde hayata karşı hırsım hep daha da arttı. İçimdeki bu hırsın ne denli güçlü bir duygu olduğunu daha genç yaşımda anlamıştım.

İnsanların birçoğu gezmeye çıktığında hep turistik yerlere gider değil mi? :) Evet, ben çocukluğumu çok farklı bir şekilde yaşadım diye bahsetmiştim ya sizlere, şimdi nasıl bir çocukluk yaşadığımı, gittiğim coğrafyalardan biraz örnek vererek anlatayım. Bugün Afganistan sizin için tehlikeli, değil mi? Ya da İran'ın, Pakistan'ın çeşitli bölgelerinde 19-20 yaşınızda otostop yapmak sizin için tehlikeli, değil mi? Pekâlâ, otostop yapmak tehlikeli diyelim; bir de otostop yaptığınızda gece vakti bilmediğiniz bir yerde çadırda uyumayı hayal edin.


"Çocukluğumla bu coğrafyaların ne alakası var?"
diye sorarsanız, şimdi söyleyeyim: Ben
küçüklüğümden beri hep farklı şeyler yapmışımdır. Başkası için "tehlikeli" olan şeyler, bu yaşıma kadar edindiğim tecrübeler neticesinde benim için o anlamı ifade etmiyordu. Coğrafyanın insan üzerindeki etkisini biliyordum ama "doğduğun veyahut yaşadığın yere kızmanın, önündeki gelecek hayata gram faydası yoktu." O yüzden sadece bunu söylemekle bir yere varılmıyordu. Benim de artık kendi yolculuğumdan önceki hayatımda yaşadıklarımı ortaya dökme vaktim gelmişti. Evet, bugün senin bildiğin çok basit bir şeyi ben bilmiyor olabilirim, veyahut bir başkasının bildiği bir şeyi sen bilmiyor olabilirsin. Önemli olan öğrenmektir, bunun için çaba sarf etmektir. Evet, şaşırtıcı olabilir ama şahsi fikrime göre hayat tamamen deneyimlerden ibarettir. Ve benim, kötü bir durumla karşılaştığımda ne yapacağıma dair her zaman bir fikrim vardı. Umarım açıklayıcı olmuştur.
Açıkçası pek fazla yazmayı sevmiyorum, hep konuşma tarafındayımdır; konuşma esnasında da dinlemeyi çok severim. Büyüğüm olsun, küçüğüm olsun kim olduğu hiç önemli değildir; her zaman "Ondan elbet öğreneceğim bir şey vardır," diyerek dinlerim. Bir gün bu yazıyı okuyup da tanışma fırsatı yakalarsak, muhakkak konuşmamızın sonunda bana bu yazı hakkındaki fikrini söylemeyi unutma.
Ehh, böyle işte. İsmim hakkında bir şey söylemeli miyim? :) Evet, "Stajyer" ismini epey uzun düşündüm. Hayatta bazı şeyler yaparken, o yaptığınız şeylere bir anlam, bir isim yüklemek çok önemlidir. Benim fikrimce Ahmet'in, Mehmet'in isminin bir önemi yoktur. Neden diye sorarsanız, o isimler koyulurken biz kendi fikirlerimizi beyan edemiyoruz; annemiz, babamız veya ebeveynlerimiz "Hadi bunun da ismi Ahmet olsun," diyebiliyorlar. :) Ama bugün bir yolculuğa yüklenilen isim önemlidir. Neticede, böyle bir coğrafyada doğup büyümemin de etkisiyle, eğitim hayatımdaki stajımı tamamlarken hep bu yolculuğa başlayacağımı düşünüp duruyordum. İsmimi yaklaşık 2 ayın sonunda bulmuştum. :) Staj yapıyorum, her gün stajyer olduğumu biliyorum ama hayat ne kadar farklıdır biliyor musunuz? Bazen aradığınız şey tam gözünüzün önündedir ama siz onu göremezsiniz.

Buraya kadar okuduysan bana veyahut yolculuğuma değer verdiğini düşünüyorum. O yüzden sana şunu söylemek istiyorum: Güzel bir hayat ve hayatta istediklerin hiçbir zaman sana bir tatlı tepsisinde servis edilmeyecek. Acı çekmeden güzel bir yaşam elde edemezsin. O yüzden çok çalışmalısın; belki bugün ağlayarak çalışmalısın, belki acı çekerek... Ama istediğin şeyin sana bir tatlı tepsisinde servis edilmesini beklememelisin. Bunu bir gençten duymanızın daha etkili olacağını düşündüğüm için söylüyorum. İşte hayat böyledir.
"Ben kimim?" yazıma şu sözle son verebilirim diye düşünüyorum:
Dünya bir okul, ben ise bitmeyen bir stajın heyecanlı öğrencisi.

Yazar
Çağatay Teryaki
Yorumlar 19
Harikasın. O kadar net ve samimi anlatmışsın ki kendini... Tebrik eder yeni videoları heyecanla bekliyorum 🙏👏
Kardeşim seninle aynı coğrafyada büyüdüğüm için anlattıkların ve hayatın çok tanıdık geldi sen HasanDağının bi tarafında ben bi tarafında çok samimi sıcak ve tutkulusun bu şekilde devam et memlekete döndüğünde bende memlekette olursam (Aksaray) seninle sohbet etmeyi çok isterim. Yolun Bahtın açık olsun.
Aferin sana bildiğin doğrudan şaşma arkandayız. Yazını da kalbin gibi içtenlikle yazmışsın. Çok şeffafsın yapmacık değilsin.Çok para bulunca da sapıtma ama gerçi öyle bir yapın görünmüyor. Seviliyorsunuz. Abinle başarılar. Daha ne diyşm. Yolun kulpa yazın da Kayseri'ye düşerse misafirim olun. Allah'a emanet olun
ismin ömer olmalı digerlerine göre bayaa iyisin ama birazda toplumla bir olmalısın bunu hissettir bize mesela bağladeşte gemileri indiren kişilerin kafasındaki şeyi alıp kafana taksan kısaca hissettir ya bizde o anı yaşayalım telefonunda çeviri yaptıgını hiç görmedim kamera arkası yapıyorsan bilemem ama al telefonu birazda onlarla sohbet et şakalaş ve videodan hiç sıkılmayalım çayımızı kahvemizi alıp hep seni izliyelim allah yolunu bahtını açık etsin sana bir tavsiyem var sakın ama sakın hiçbir zaman namazını kaçırma namazını kıl
Yolun bahtın açık olsun güzel insan. Her attığı adımda her gittiği yerde namıyla yürüyen , örnek alınması gereken birisin. Her şey o güzel gönlünce olsun. Kendine çok dikkat et 🙋♀️
Gardaşim benimm yolunda bahtın da ap açık olsun başarıların devamını dillerim tüm samimiyetimle söylüyorum bu yazmış olduğun yazı öyle bir yüreğime işledi ki gözüm bir anda açıldı
Hayatında başarılar daha iyi yerlerde izlemek dileği ile yolun bahtın açık olsun🙏
Doğum tarihin 2004-2005 :))
Canım kardeşim videolarını ilgiyle takip ediyorum, samimiyetinin hiç kaybolmamasını dilerim. Hayat hep güzellikleriyle gelsin sana başarılar dilerim
Bozkurtlar dirilecek bastığın her toprakta türkün ayak izi var sen adamsın kardeşim devam yaşadığın bu seruvende seni severek izliyoruz Allah yar ve yardımcın olsun yolun açık olsun 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Helal snaa kardeşimmm devammm yılmak yok🙏👏❤
Çok büyük bir olgunluğa sahipsin hayatında başarılar dilerim
“Keşke böyle bir erkek kardeşim veya kuzenim olsaydı” diyorum videolarını izlediğimde.
Gelen misafirlerime bile seni izletiyorum televizyonda.
Samimiyetini kaybetmemen dileğiyle. Yolun açık olsun.
Isvicre‘den selamlar…
Selamın aleyküm kardeşim.Hatırladığım ilk olarak İran’da adaydı sanırım.Polıs kontrolünün pek olmadığı bir yerdeydin.taşlar falan kırmızıydı.O zamandan beri ben ve çocuklarım Seni severek izliyoruz 🙂Yolun bahtın açık olsun kardeşim,birçok akranın halen daha ailesi olmadan tek başına başka şehire gezmeye bile gidemedi 🙂Doğalsın,sıkılmadan izletiyorusun kendini.İnşallah bu yolda seninde beklediğinden fazla büyürsün,büyü ki daha fazla ihtiyaci olanın karnını doyur,bi yarasına deva ol.Ben buna yürekten inanıyorum,çok daha farklı yerlerde görücez seni.İşeyiş böyle değil mi ki zaten?Verene veriyor Rabbimiz…Kendine dikkat et kardeşim.İnşallah bir gün biryerde denk gelip,çay içme imkanımız olur.Allah’a emanetsin.Ayakkabına taş değmesin 🙂 Almanya’dan selamlar…
Allah yolunu bahtını açık eylesin güzel insan kendini çok güzel şekilde anlatmışsın seni tanımak çok güzel seni bir ağabeyin kardeşin olarak daha da güzel yerlerde görmeyi çok isteriz selametle kalın
{ öylesinebiri6560}
Allah yolunuzu açık etsin inşallah,çok iyi ilham oldunuz teşekkür ederim 🙏
Kardeşin seninle yaşıtız. Ben de hep sırt çantalı bir gezgin olmanın hayalini kuruyordum ama bir türlü cesaret edemedim. Hayat bizi başka bir yolculuğa sürükledi. Sende kendimi görüyorum. Çok uzun zamandır takipçinim ve destek olmaya da devam edeceğim. Allah yolunu bahtını açık etsin.
Kardeşim Ankaradan yazıyorum sana yolun bahtın açık olsun helal olsun sana tüm dünyayı gezmen dileği ile güzel yılların olsun
Merhaba stajyer seyyah, şuan 34 yaşındayım kendimi eğitime ve ülkenin gelişimine adamıştım. Ama üniversiteyi birincilikle bitirmeme rağmen kendimi rahatsız ve huzursuz hissettim. Çünkü liyakatsizliğin vücut bulmuş olduğu bir coğrafyada en iyisi olsan bile fayda etmez. Senin gittiğin başladığın bu yolda sana kucak dolusu şans ve başarı diliyorum. Seni severek takip ediyoruz.
Kardeşim Allah yolunu bahtını açık eylesin Türk silahlı kuvvetlerinin bir personeli olarak seninle gurur duyuyorum ne olursa olsun yanındayız